31 Ocak 2012 Salı

TWITTER'DAN CANLI RÖPORTAJ

Sosyal medya kültürü, yaratıcılığınızı zorlamanız için size büyük imkanlar sunuyor. Küçük bir fikir büyüyüp, kitlelere ulaşabiliyor. Bu kültür beni de etkiliyor elbette... Kendi sınırlarımı zorlayabilmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyorum. Birazdan anlatacağım fikir de işte bu şekilde ortaya çıktı!

Uzun zamandır, Sosyal Medya Çalışmaları'nda yayınlayacağım bir röportaj fikrine sahibim. Ancak, bu röportajı kiminle ve nasıl yapacağıma bir türlü karar veremiyordum. Sonunda bu röportajı Ekşi Sözlük'ten bir yazarla yapmaya karar verdim. Aklıma ilk gelen kişi Sedat Kapanoğlu'ydu ancak kendisinin yoğun temposunu bildiğim için teklif etmedim. Sonra, Ekşi Sözlük'ün kurumsal iletişim direktörü (nam-ı diğer dusunen hayvanin onde gideni) Emre Boztepe'ye konuyu açtım. Büyük bir kibarlıkla, teklifimi kabul etti. Başlangıçta planım, klasik anlamda bir görüşme yapmak ve bu görüşmeden derleyeceğim röportajımı blogumda yayınlamaktı. Ancak daha sonra bu röportajı Twitter'da canlı olarak yapmanın daha doğru olacağı kararına vardım. Evet, 2 Şubat Perşembe günü Emre Boztepe ile Twitter'da canlı röportaj yapacağım. Bu röportajı canlı takip etmek isteyenler beni, twitter.com/altcmd den takip edebilirler. Röportaj gerçekleştikten sonra röportajın detayları yine bu blogda olacak.

29 Ocak 2012 Pazar

SOSYAL MEDYANIN YALNIZLARI YALNIZLARDISCOSU'NU ÇOK SEVDİ

Daha önce "Geleneksel Medya ile Sosyal Medyayı Buluşturan Yapımlar" başlığıyla yayınladığım yazımı bugün birkaç düzenlemeyle tekrar yayınlamaya karar verdim. Bu kararı almamdaki sebep, Okan Bayülgen'in Kraliyet Ailesi'nin son haftalarda -özellikle geçen akşam- gösterdiği başarıdır.


Sosyal medyanın artan gücü, geleneksel medyayı da etkiliyor ve böylece yeni bir medya kültürü ortaya çıkarıyor. Bunun en somut örneği, sosyal medya ile geleneksel medyayı birleştiren programlar. Öyle ki, neredeyse her programda elinde tabletiyle, gelen izleyici yorumlarına göz gezdiren sunucu ile karşılaşmak mümkün. Ancak bazı yapımlar var ki, onlar sadece izleyici yorumlarını takip etmekle kalmıyor, program içeriğini oluştururken de sosyal medyadan faydalanıyorlar. Bazı programlar, sosyal medyada günün konusu olmayı dahi başarıyor. Hatta, programda öne çıkan anları kendi açtıkları sosyal medya hesapları ile, program sonrasına da taşıyan yapımlar var ki, onları hayranlıkla izliyorum.
Okan Bayülgen Televizyon Çocuğu’nu yaparken, ben ilkokula henüz başlamış bir çocuktum. Sonra Zaga geldi, ben biraz daha büyüdüm. Ailemin “erken yat” ısrarlarına karşı, gece geç saatlere kadar bekleyip (1 rakamıyla başlayan yaştaki birisi için geç bir saatti) Zaga’yı izlerdim… Yıllar geçti, teknoloji gelişti ve hatta televizyon değişti… Ozamanki “talk-show” formatında ısrar edenlere karşı Okan Bayülgen, sürekli yenilikler denedi. Tüm “denemeler”inde de muvaffak oldu. Şimdi dönem, sosyal medya dönemi… Gündemi belirleyen konular sosyal medyada doğuyor ve buradan geleneksel medyaya kayıyor, çoğu zaman… İşte bu noktada, sosyal medyayı program formatına “sırıtmayacak” şekilde yerleştirebilen yapımlar gençlerin ilgisini çekebiliyor. O programlardan biri de Okan Bayülgen’in TV8’de yayınlanan Kraliyet Ailesi programları…

Haftanın beş gününe yayılan programlar dizisinde Okan, her programda farklı bir konuyu farklı bir bakış açısı ile ele alıyor. Programlarında geleneksel medyada yer alma şansı olmayan bazı konulara yer veriyor: Öğretmenlerin atan(a)mama sorunu gibi… Ancak benim aklıma ilk gelen örnek, üzücü Van Depremi için hazırlanan özel program oluyor… Program boyunca canlı telefon bağlantılarının yanısıra izleyiciler, Twitter’dan attıkları tweetlerle programa destek oldular. Akabinde günün “hashtag”i “evimevindirvan,” sosyal medyada çokça konuşuldu. Programı izleyemeyenler, programın bazı bölümlerine Okan Bayülgen’in YouTube kanalı kingodiscotv’den ulaşabilirler. (http://www.youtube.com/user/kingodiscotv#p/u/7/ENSEC6AbfB4)

Dün gece Okan Bayülgen, bir kez daha izleyicilerini ekran başına kilitledi ve onlar için 28 Ocak gecesini unutulmaz kıldı. Gecenin konusu yalnızlıktı. Nurseli İdiz, Cem Adrian, Model, Mabel Matiz ve daha birçok sanatçının konuk olduğu programda yalnızlık üzerine şiirler okundu, şarkılar söylendi. Sosyal medyada günün konusu #BenceYalnizlik oldu. Twitter üzerinden, izleyiciler "BenceYalnızlık" dediler ve gecenin ilerleyen saatlerinde Cem Adrian, Mabel Matiz ve  #yalnizlardiscosu dünya trending topic listesine girdiler.

28 Ocak 2012 Cumartesi

FACEBOOK SAYFANIZ HAZIR


Küçük ölçekli yerel işletmelerden, büyük çaplı uluslarası sermayeli firmalara kadar birçok marka Facebook’ta yer almak istiyor. Facebook sayfaları, markanızı sosyal medya dünyasına taşımak için önemli bir araç. Peki, Facebook sayfası hazırlarken nelere dikkat edilmeli?

Facebook sayfaları hizmeti markalara, yerel işletmelere ve kişilere hedef kitlelerine ulaşmaları için bir fırsat tanıyor. Facebook, bu hizmeti kullanıcılarına ücretsiz sunuyor. Yapacağınız küçük değişikliklerle, Facebook sayfanıza daha profesyonel bir görünüm kazandırabilir, sayfanıza gelenler için kurumsal bir imaj çizebilirsiniz. Facebook sayfası kurmak son derece pratik olsa da, sayfayı gerçek anlamda hazırlamak biraz meşakatli. Keza, sayfayı hazırladıktan sonra yönetmek de bir o kadar zor. Şimdi Facebook’ta sayfa hazırlamayı adımlarla anlatalım.

Facebook’ta arama kısmında “Facebook Pages” anahtar kelimelerini tarayın. Sayfalar kısmında açılan FacebookPages sayfasına tıklayın. Bu sayfada yer alan bilgilere hızlıca bir göz atın ve sayfanın sağ üst köşesinde yer alan Sayfa Oluştur butonuna tıklayın. Yerel İşletme veya Yer, Marka veya Ürün gibi sayfa türlerinden size uygun olanı seçin. Bir kategori belirleyin ve adres, telefon, web sitesi gibi alanları eksiksiz bir şekilde doldurun. Daha sonra sayfanıza bir ad verin, bu adın markanızı doğru yansıtmasına dikkat edin. Bu adımdan sonra sayfanızı arkadaşlarınıza duyurun. Sayfanız yayınlanmaya hazır. İsterseniz yayınla seçeneğini seçip, sayfanızı hemen yayına sokabilirsiniz ya da daha sonra seçeneğini tıklayarak sayfanızda yeterli içerik üretmek için zaman kazanabilirsiniz. Benim bu noktada önerim, ikinci seçeneği seçmek olacaktır. Zira, en yakın arkadaşlarınız dahi karşılarında boş bir sayfa gördüklerinde beğen butonuna tıklamak istemeyeceklerdir.

Avatar Hazırlama

Sayfanızın sol üst köşesinde; duvar, bilgiler v.b. eklentilerin üzerindeki alan avatar olarak adlandırılan görselin yer alacağı kısımdır. Buraya markanızla ilgili bir görsel ekleyerek, sayfanızı daha anlaşılır kılabilirsiniz. Böylelikle sayfanıza gelenler, bu sayfanın sizin markanıza ait olduğunu anlayabilirler. Avatar hazırlarken dikkat edilmesi gereken nokta, elbette yaratıcı olabilmektir. Salt marka görselini avatar olarak kullanabileceğiniz gibi, markanızın logosunu da içeren yaratıcı bir avatar geliştirebilirsiniz. Türkiye’nin en büyük dijital ajanslarından Promoqube ve Ekşi Sözlük’ün sosyal medya ajansı Social IQ’nun sayfalarında yer alan avatarlar, yaratıcı avatarlara örnek verilebilir.

Banner Hazırlama

Sayfanızın üstündeki kısımda, sayfanızda paylaştığınız resimler yer alır. Ancak bu kısmı bir banner olarak da tasarlayabilirsiniz. Markanızı doğru ifade eden görsellerle hazırlayacağınız bannerlar, sayfanıza daha profesyonel bir görünüm kazandıracaktır. Bu blogun Facebook Sayfası’ndaki (facebook.com/sosyalmedyacalismalari) banner, buna bir örnek olabilir.

Eklentiler Ekleme


Facebook sayfanızın sol tarafında kalan bölgeye (duvar, bilgiler v.b.) yeni eklentiler ekleyerek sayfanızı daha kullanışlı ve daha kurumsal bir şekle kavuşturabilirsiniz. Sözgelimi, sayfanıza gelenleri karşılamak için bir Hoşgeldiniz eklentisi hazırlayabilir ya da sayfa kuralları için bir eklentiden faydalanabilirsiniz. Sayfanıza eklenti eklemenin çeşitli yolları vardır. İsterseniz bir developerla anlaşıp sayfanıza özel bir eklenti hazırlatabilirsiniz ya da bu iş için hazırlanmış ücretsiz uygulamalardan yararlanabilirsiniz. Bu ücretsiz uygulamaların en bilineni ve en çok tercih edileni PageModo (https://apps.facebook.com/pagemodotwo/) size uygun olabilir.

URL Oluşturma

Sayfanız yeterli beğeniye ulaştığında (25 beğeni) sayfanız için bir URL oluşturabilirsiniz. Böylece bu URL’yi kullanarak, kişileri sayfanıza kolayca yönlendirebilirsiniz. URL oluştururken dikkat etmeniz gereken nokta, bu URL’nin daha önce başka bir kullanıcı tarafından alınmamış olmasıdır. Ayrıca, oluşturacağınız URL’nin başkalarının telif haklarını ihlal etmediğine ve sayfa ismini doğru yansıttığına emin olun. URL bir kez oluşturulduktan sonra değiştirilemez. Bu sebeple, URL oluşturmak için acele etmeyin ve en doğru tercih yapmaya çalışın.

İçerik Oluşturma

Sayfanızda, sayfanıza gelenlerin ilgisini çekebilecek ve yaptığınız işle alakalı içerikler üretin. Bu içeriklerin doğru ve güncel olmasına dikkat edin. İçerik üretirken başka platformlardan (YouTube, Blogger v.b.) yararlanabileceğiniz gibi notlar bölümünden kendiniz de içerik oluşturabilirsiniz. Ayrıca, görseller paylaşarak da içerik oluşturmanız mümkündür. Kaliteli içerik oluşturmak önemlidir çünkü bu içeriklerin paylaşılması, virallik yaratarak sayfanızın daha fazla kişiye ulaşmasına olanak sağlar.

Soru Sorma

Sayfanızı beğenenlere sorular sorarak onların algılarını ölçün. Sorduğunuz soruların, markanızla ilgili olmasına dikkat edin.

Facebook’ta bir sayfa oluşturmak, kolay gibi görünse de aslında zor ve teknik bir iştir. Facebook sayfanızı oluşturmak ve yönetmek için dijital ajanslardan faydalanabilirsiniz.

27 Ocak 2012 Cuma

FACEBOOK REKLAMLARI: ARTILAR VE EKSİLER

Kabul edin ya da etmeyin, Facebook 21. yüzyılın en büyük fenomenlerinden… Eğer tahminler doğru çıkarsa Facebook, 2012 yazının son aylarında 1 milyar kullanıcıya ulaşacak. 1 milyar kullanıcı, reklam verenler için iştah kabartıcı bir rakam… Peki Facebook reklamları optimum bir şekilde kullanılıyor mu? Facebook’ta reklam vermenin artıları ve eksileri neler?

Facebook’un neredeyse kurulduğu günden beri, bir reklam mecrası olarak nasıl kullanılacağı merak konusu oldu. Tahminler gösteriyor ki Facebook, bu yıl reklamlardan 3 milyar dolarlık bir gelir elde edecek, bu gerçekten büyük bir rakam. Peki, Facebook reklam verenler tarafından bu denli tercih edilen bir ortamken, neden hala kafalarda Facebook reklamları ile ilgili sorular var? Aslında bunun nedeni çok açık; Facebook’ta verilen reklamların geri dönüşleri halen tam anlamıyla ölçülemiyor. Yine de birçok otoritenin hem fikir olduğu nokta, Facebook’ta verilen reklamların tüketiciyi kısa vadede satın almaya yönlendirmese dahi, uzun vadede satın alma eyleminin gerçekleşeceği yönünde. Kısacası kullanıcılar, sayfaların sağ tarafında bulunan reklamlara tıklamasalar bile bu onların, o reklamlarla etkileşime geçmediği anlamına gelmiyor.

Televizyonda ya da diğer mecralarda verilen reklamlar ile Facebook’taki reklamlar aynı mantıkta işlemiyor. Zira, sözgelimi televizyona reklam verdiğinizde, reklamınızın kimlere gösterileceğini, ne zaman gösterileceğini ya da ne kadar gösterileceğini, pratikte, seçemezsiniz. Geleneksel mecralarda reklam verirken, iletmek istediğiniz mesajı doğru kitleye aktarmanızı sağlayacak bir mekanizma yoktur. Yani gelinlik satan bir mağazanın televizyondaki reklamını, 7 yaşındaki bir çocuk ya da 70 yaşında emekli bir adam izleyebilir. Bu sizin hedef kitleniz değildir. Ancak kitleyi belirleme gibi bir şansınız olmadığı için bütçenizin bir kısmı çöpe gider. Ünlü bir CEO reklamlar için şunu demiştir: “Reklama ayırdığımız bütçenin yarısının çöpe gittiğini biliyorum. Ancak hangi yarısı olduğunu bilmiyorum.”

Facebook reklamlarını kullanarak, kitlenizin yaşından, eğitim durumuna, hatta beğenilerine kadar geleneksel medyada yapamayacağınız bir kitle hedeflemesi yapabilirsiniz. Bu, iletmek istediğiniz mesajın, nispeten, daha doğru kişilere ulaşacağı anlamına gelir. Böylece reklam için ayrıdığınız bütçe, nispeten daha optimum bir geri dönüş yaratır. Ancak bu demek değil ki, Facebook reklamları %100 etkilidir. Öncelikle, Facebook’a reklam verirken dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var;
  • Markanız için bir Facebook sayfası oluşturun: Markaların resmi web sitelerinin ziyaretçi sayısının gitgide azaldığı bilinen bir gerçek. Müşteri kitlenizin çok büyük bir kısmı Facebook’tayken, sizin onların ayağına gitmeniz, yani web sitenizi Facebook’a taşımanız daha sağlıklı olacaktır.
  • “Less is more” mottosuna güvenin: İleteceğiniz mesajın 140 karakteri aşamayacağını aklınızın bir köşesinde tutun. Mesajınızın kısa ancak vurucu (punchy) olmasına dikkat edin. Reklam metnini hazırlarken dikkat çekici (hook) bir bilgi verin ve ardından kişileri sayfanızı beğenmeye davet edin.
  • Dürüst olun: Reklam metninde yer alan bilgilerin doğru, kanıtlanabilir olmasına özen gösterin. Yanlış bilgi vermekten kaçının. Sözgelimi bir e-ticaret platformu iseniz, sayfanızda yer almayan ürünler için reklam vermeyin ya da ürünlere uygulanan indirim oranlarını abartmayın.
  • Facebook dilini kullanın: Sosyal medyanın ve özellikle Facebook’un kendine özgü bir kültür ve dil oluşturduğu fikrini kabullenin. Kitlenizle, onların diliyle konuşun. Ancak bu dilin, noktalama işaretlerinden yoksun ya da dikte hataları ile dolu olduğunu düşünmeyin.
  • Kitlenizi doğru belirleyin: Kitle hedeflemesi yaparken, makul ve mantıklı olmaya çalışın. Yani, eğer bir kadın pedi reklamı veriyorsanız, hedef kitlenizde erkeklerin yer alması mantıksız olacaktır. Keza, traş makinesi pazarlıyorsanız kitle hedeflemenizde kadınların yer alması gereksizdir.
  • Seçenekler üretin: Reklam verirken bir kreatif ve bir metin kullanmak yerine kreatif ve metinlerde varyasyonlar üretin. Farklı kitlelere farklı kreatiflerle yaklaşın. Örneğin bir bira reklamı yapıyorsanız, futbol seven bir üniversite öğrencisi ile, emekli bir mühendisin bira tüketme alışkanlıklarının farklı olduğunu unutmayın. Hedeflemenizi ve kullanacağınız kreatifi buna göre belirleyin.
  • Bütçenizi doğru belirleyin: Çok fazla para, çok fazla kitle demek değildir. Eğer CPC bir reklam verdiyseniz, reklamınızın tekil tıklanma sayısına göre Facebook’a para ödersiniz. Ancak reklamınıza her tıklayan, beğen butonuna ya da satın al butonuna yönelmeyebilir. Bu noktada para değil, yaratıcılık konuşur. Büyük bir bütçe yönetmek istiyorsanız, reklamınızı daha uzun zamana yayın. Kreatif alternatifleriniz 5’in üzerinde olsun. Eğer daha mütevazi bir bütçeniz varsa, gerilla bir reklam yapın. Yaratıcı ve dikkat çekici olmaya özen gösterin.
Yukarıda sayılanlar, Facebook’ta verdiğiniz reklamdan optimum fayda sağlamanız için size yardımcı olabilir. Facebook’ta reklam verirken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus reklam türleridir. Facebook’ta iki tür reklam verebilirsiniz: Facebook reklamları ve sponsorlu haberler. Reklam stratejinize bağlı olarak bu iki türden birini seçebilir ya da ikisini birden kullanabilirsiniz.
Facebook reklamlarının birçok avantajı vardır. Bu avantajların başında kitle hedeflemesi gelir. Diğer bir önemli avantaj ise görece küçük bütçelerle, büyük etkiler yaratabilmektir. Ancak belki de en önemli avantaj, müşterilerinize sosyal ağlarından yaklaşabilmenizdir. Pazarlama duayeni Philip Kotler şunu der; “En başarılı pazarlama kampanyası dahi, yakın bir arkadaşın tavsiyesinden daha etkili olamaz.” İşte Facebook reklamları ile, kitlenize, arkadaşlarının deneyimlerini satabilirsiniz. “Ayşe bunu beğendi.” ibaresinin satın alma kararı üzerindeki etkisi, binlerce liralık bir reklam kampanyasından daha etkili olabilir. Bunu, geleneksel mecralarda yapma şansınız yoktur. Facebook reklamlarının dezavantajlarına gelecek olursak; Facebook reklamlarının geri dönüşü ölçülebilir değildir. Yani, Facebook reklamlarının satış rakamlarınıza nasıl bir katkıda bulunacağını öngöremezsiniz. Haliyle, Facebook reklamları için doğru bir bütçe belirlemeniz zordur. Facebook reklamları B2C’de başarılı olabilirken, B2B için aynı başarı yakalanamayabilir. Kitle hedeflemesi olmasına karşın, her zaman istediğiniz kişilere ulaşamayabilirsiniz. Facebook’ta paylaşım çok hızlı olduğu için, hakkınızda kötü bir haberin yayılması da son derece hızlı olacaktır. Bu iyi bir sosyal medya yönetimi gerektirir.

Facebook reklam verenler için çok önemli bir mecra. Facebook’un reklam verenler için geliştireceği yeni uygulama ve özelliklerle bu önemini daha da artıracağı su götürmez bir gerçek.

NOT: Facebook reklamları hakkında daha fazla bilgi için: https://www.facebook.com/advertising/

24 Ocak 2012 Salı

KAVRAM HATALARI: SOSYAL PAZARLAMA VE SOSYAL MEDYA PAZARLAMA


Sosyal medyanın literatüre kazandırdığı yeni kavramlar, beraberinde kavram karmaşasını getiriyor. Pek aşina olmadığımız bu yeni kavramları, daha önce varolan kavramlar yerine kullanmaya çalışıyoruz. Halbuki, bu kavramlar birbirinden son derece farklılar.

Sosyal medyanın gösterdiği gelişim, sosyal medya ile ilgili yeni kavramları literatüre kazandırıyor. Bu kavramlardan biri de sosyal medya pazarlama. Sosyal medya pazarlama, kişi ya da kurumların sosyal medya üzerinden pazarlama faaliyeti yürütmelerini tanımlamaktadır. Bir bakıma sosyal medya pazarlama, geleneksel anlamda pazarlama faaliyetlerinin tümünün sosyal mecralarda gerçekleştirilmesidir. Dilerseniz bu kavramı, son günlerin en popüler sosyal medya pazarlama kampanyası Doritos Akademi üzerinden açıklamaya çalışalım.

Doritos, yeni ürünü Fritos için son derece başarılı bir kampanya başlattı. Doritos için bir “akademi” kuruldu ve bu akademinin rektörü olarak da, sivri dili ile tanınan Huysuz Virjin atandı. Akademisyenleri, en az rektörü kadar uçarı olan bu akademi, gençlerin yoğun olarak kullandıkları Twitter, Facebook gibi mecralardan “son derece açık” öğretim yapmaya başladı. YouTube ve DailyMotion’dan yayınlanan derslerin sınavları, Twitter’dan yapıldı. Başarılı öğrenciler “Fritos”la ödüllendirildiler. Aynı şekilde Facebook üzerinden de “yoğun” öğretimine devam etti bu marjinal akademi. Tüm bu anlattıklarımız, Doritos’un sosyal medya pazarlamasının birer ayağıydı. Gördüğünüz üzere sosyal medya pazarlama, sosyal mecralar üzerinden yürütülen pazarlama faaliyetleridir.
 
Sosyal pazarlama kavramı, sosyal medya pazarlama kavramından tamamen farklıdır. Sosyal pazarlama, sağlık kuruluşları, sivil toplum örgütleri gibi kar amacı gütmeyen ve toplum menfaati için çalışan kurumların, yine toplumun faydasını artırmak adına yürüttükleri pazarlama faaliyetlerinin tümüne verilen addır. 1971’de pazarlama duayeni Philip Kotler tarafından kesin adı konulan bu kavramı, yine bilinen bir örnek üzerinden anlatmaya çalışalım.

T.C. Sağlık Bakanlığı’nın sigaranın zararlarını topluma kavratmak ve sigara kullanımını azaltmak adına başlattığı “Dumansız Hava Sahası” projesi, sosyal pazarlama kavramına verilebilecek en başarılı ve en güncel örnektir. Sizin de bildiğiniz gibi, bir süre öncesine kadar kapalı alanlarda sigara ve tütün ürünleri tüketilebiliyordu. 19 Mayıs 2008’de başlatılan yasa ile, kamuya açık kapalı alanlarda ve toplu taşıma araçlarında sigara içilmesi yasaklandı. Bu yasakların nedeninin topluma açıklanması ve sigaranın zararları ile ilgili bir bilincin oluşturulabilmesi adına bir dizi pazarlama faaliyetlerine girişildi. Televizyon, radyo ve gazete gibi mecralarda Dumansız Hava Sahası ile ilgili reklam kampanyaları yayınlandı. Ünlü simalardan bu kampanyaya destekler geldi.

Yukarıda anlatılanlardan da farkedileceği üzere sosyal pazarlama ve sosyal medya pazarlama kavramları, zaman zaman birbirleri yerine kullanılsalar da aslında çok farklı iki kavramdır.

23 Ocak 2012 Pazartesi

SOURBERRY 5. YAŞ GÜNÜ PARTİSİNDEN İZLENİMLER


Türkiyenin en büyük sosyal paylaşım platformlarından Ekşi Sözlük’ün yazarlarınca kurulan SourBerry, bir yaş daha büyüdü!

Ekşi Sözlük yazarları tarafından oluşturulan internet radyosu SourBerry, 5. yaşını Taksim Clinic Music Hall’de üçyüzün üzerinde katılımcıyla gerçekleşen bir parti ile kutladı. Ekşi Sözlük’ün sevilen yazarlarının tam kadro katıldığı etkinlikte, son zamanların en iyi çıkış yapan alternatif gruplarından Multitap sahne aldı. Mekanın teras bölümünde SourBerry DJ’leri, housedan R&B’ye birbirinden farklı türde müziklerle, katılımcıları coşturdular. Sahnenin yer aldığı alanda ise, 70’ler ve 80’ler müzikleri katılımcıları geçmişlerine götürdü. Saat 23.00’da, Multitap’ın sahneye çıkmasıyla enerji doruğa ulaştı.

Bakalım, Ekşi Sözlük yazarları SourBerry için neler söylemişler;

internetten radyo yayını resmen! çok heyecanlandırıcı, müthiş bir fasilite. ama bağlantı kalitesine ve hızına duyarlı olması sebebiyle arada kesintiler olabiliyor tabii.
         -cosmic kitten

şeker gibi tasarıma sahip radyo, vatana millete hayırlı olsun.
-compumaster

kaliteli parçalardan oluşmuş enfes bir listeye sahip adı gibi şeker radyo, banner'ıyla takdirimizi toplamıştır ayrıca aferin.
-solo