23 Aralık 2011 Cuma

iPhone 4S’i Nereden Almalı?

Sonunda iPhone 4S, Türkiye’de resmi olarak satılmaya başladı. 16 Aralık’ta tüm GSM operatörleri ve Apple’ın Türkiye’deki resmi distribütörü Bilkom, aynı anda iPhone 4S’i Apple meraklılarıyla buluşturdu. Peki iPhone 4S nereden alınmalı? Hangi satıcı daha avantajlı? Tüm soruların cevabı, bu yazının içerisinde…

2011’in son çeyreğinde lansmanı yapılan iPhone 4S, Apple meraklıları için bir hayalkırıklığı yarattı. Çünkü neredeyse tüm dünya, tamamen yenilenmiş bir iPhone 5 bekliyordu. Ancak iPhone 4S iCloud, iOS 5 ve elbette Siri gibi özellikleri ile bu hayalkırıklığını büyük bir heyecana dönüştürdü. Beklentiler, iPhone 4S’in Kasım ayında, Türkiye’de satışına başlanacağı yönündeydi. Ancak, Apple’ın Kasım ayının başında açıkladığı listede Türkiye yoktu.

16 Aralık’a kadarki süreçte Apple hayranları, yurtdışından tedarik edilen, küçük satıcıların e-ticaret sitelerinde sattıkları iPhone 4S’lerle yetinmek zorundaydı. Ancak bu ürünler 1 yıllık uluslararası garanti kapsamındaydı ve bu garanti Türkiye’de geçerli değildi. Bu nedenle, binlerce liranın havaya uçması riski yüksekti. Zira, yurtdışından gelen haberler pek de içaçıcı değildi; iPhone 4S’de batarya problemi gibi birtakım sorunlarla karşılaşılıyordu.

Şimdi hangi satıcının, iPhone 4S’e ne kadar fiyat biçtiğine bakalım…

AVEA

Avea iPhone 4S'i müşterilerine, iki farklı paket ve üç ayrı taksitlendirme seçeneği ile sunuyor. Küçük paketle her yöne 250 dk konuşma süresi, her yöne 250 SMS ve 4 GB’lık internet paketinden yararlanılabiliyor. Büyük pakette ise, her yöne 1000 dk konuşma süresi ve 1000 SMS, ayrıca 4 GB internet yer alıyor. Ayrıca Avea, iPhone kampanyasından yararlanan bireysel müşterilerine yıl sonuna kadar sınırsız WiFi’yı ücretsiz sunuyor.

Avea’nın fiyatlandırması ise şöyle:



BİLKOM

Apple’ın Türkiye’deki tek resmi distribütörü Bilkom, iPhone 4S’in 16 GB’lık modelini müşterilerine, 2.070 TL’den sunuyor. 32 GB kapasiteli iPhone 4S’in fiyatı ise 2.442 TL. En pahalı model olan 64 GB’lık iPhone 4S, 2.812 TL’den satılıyor. Bu fiyatlara KDV dahil. Ayrıca, renk seçenekleri için ekstra ücret alınmıyor.

TURKCELL

Turkcell, müşterilerine iPhone 4S için 6 ayrı paket sunuyor. Turkcell iPhone kampanyasından yararlanan müşteriler, 1 aylık mobiltv’den ücretsiz yararlanabiliyorlar. Turkcell’in müşterilerine bir sürprizi daha var: 3 ay boyunca 50 şarkı ücretsiz! 24 aylık kontratla, iPhone 4S’i Turkcell’liler şu fiyatlarla satın alabiliyorlar:

VODAFONE

Vodafone’lular birbirinden farklı 4 paket seçeneği ile iPhone 4S sahibi olabiliyorlar. Vodafone müşterilerine iPhone 4S kampanyası dahilinde, 30 MB’lık yurtdışı internet paketi, 3 aylık mobiltv ve Red ile kişiye özel hizmetler sunuyor. Vodafone’un iPhone 4S için belirlediği fiyatlar ise şöyle:


Her marka, farklı fiyat ve paketlerle iPhone 4S için avantajlı teklifler sunuyor. Açıkçası, aralarında seçim yapmak oldukça güç… Neyse, yine de karar sizlerin elbette.

NOT: Burada yer alan fiyat ve kampanyalar 23.12.2011 tarihinde ilgili firmaların resmi internet sitelerinde yer alan bilgiler derlenerek hazırlanmıştır. Her firma fiyatlarda ve kampanyalarda değişim yapma hakkını saklı tutar. Detaylı bilgi için markaların internet sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

7 Aralık 2011 Çarşamba

GERILLA PAZARLAMA: AZ PARA ÇOK İŞ

TDK’ya göre gerilla, düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluk… O halde gerilla pazarlama da ne? Kim kiminle çatışıyor? Burada elbette silah yok, şiddet yok… Aksine fikir var, yaratıcılık var, çaba var…

Rekabetin olmadığı hiçbir alan yok. Öyle bir alan olsa bile orada para yok… Hal böyle olunca, benzerlerden sıyrılmak, fark yaratmak, için bir şeyler yapmak gerekiyor. Ancak “o bir şeyler” genellikle mass media kullanılarak yapılmaya çalışılıyor. Peki “o kadar para”sı olmayanlar ne yapıyor? Bu yazı, tam olarak bu sorunun yanıtını arıyor…

Birazdan anlatacağım başarı öyküsü beni her zaman etkilemiştir ve açıkçası gerilla pazarlamayı bu öyküden daha iyi açıklayabilen başka bir şey yok! Öykünün baş kahramanı Japon bir tekstil atölyesi. Bu atölye, esnemeyen pamuklu bluzlar ve terletmeyen kaşmir trikolar üretiyor. Takdir edersiniz ki tekstil ya da daha şık deyimiyle moda sektörü rekabetin en “kanlı” olduğu alan. Eğer yeteri kadar paranız yoksa, dünyaya sesinizi duyurmanız neredeyse imkansızdır bu sektörde. Japon üretici bu durumu çok iyi kavrıyor ve yola bu bilinçle çıkıyor. Kamera, birkaç oyuncu ve basit bir algoritma bu mütevazı üreticiyi, bir anda, “patronlar klübü”ne üye yapmayı başarıyor. Şöyle ki, bu üreticinin en büyük iddiası ürettiği ürünlerin “asla” esnemeyeceği ve terletmeyeceği… Bunu en iyi nasıl anlatır? Japon üreticinin sitesine girdiğinizde flash bir video karşılıyor sizi, sürekli olarak artan rakamlar ve “enteresan” figürlerle hareket eden birkaç kişi… Videonun son bulacağını ve sayfanın açılacağını bekliyorsunuz. Ancak o an asla gelmiyor… Bu döngünün “n”i sonsuz çünkü… Onlar sonsuza kadar hareket etmeye devam ediyorlar… Ancak giydikleri kıyafetler ne esniyor ne de terletiyor… Az parayla Japon üreticimiz iddiasını, farklı bir yolla da olsa, kanıtlıyor…




Gerilla pazarlamanın “ne olduğu”nu gösteren bir diğer başarılı örnek yine bir tekstil firmasından: Wonderbra… Bilenleriniz var mı? Beyler? Siz, hanımlar? Wonderbra adından da anlaşılacağı gibi bir iç giyim firması…
Aramızda henüz yeni Wonderbra… Ancak yaptığı pazarlama çalışmalarıyla pazardaki “abi”lerine taş çıkarıyor… Wonderbra’nın lansmanına kadar dedikodu gazatelerine ABD’nin en ünlü department storelarından birine “bir şey” geleceği haberi uçuruluyor. “O gün” gelene kadar kimse “o şey”in ne olduğunu bilmiyor. Gün gelip çatıyor ve çok sayıdaki özel davetlilerin arasına zırhlı araçlar yanaşıyor. Yoğun koruma önlemleri ile bu araçlardan mağazanın içine paketler taşınıyor. Elbette herkes, bu kadar değerli olan “şey”in ne olduğunu merak ediyor. Akabinde Wonderbra’lı mankenler teşrif ediyorlar. O gün mağazaya gelen tüm Wonderbralar satılıyor. Marka bir anda medyanın gündemine oturuyor ve çok kısa sürede sektörün kral tahtına oturuyor.

Elbette başarılı gerilla çalışmaları yukarıda sayılanlardan ibaret değil… Her geçen gün, başka bir pazarlama çalışması ile karşı karşıya kalıyoruz. Hepsi, bir önceki örneğinden daha farklı ve daha şaşırtıcı oluyor. Rekabet kızıştıkça, küçük fakat yaratıcı markalar “farklı” çalışmaları ile karşımıza çıkıyor. Bize de burada yazmak düşüyor…